Koroner Arter Kalsifikasyonu (CAC, Sertleşmiş Kalp Arterleri)

Table of Contents

Koroner arter hastalığının gelişmiş ülkelerdeki yaygınlığı ile birlikte, bu arterler ne zaman hastalansa veya hasar görse hepimiz ciddi durumlara alışkınız. Koroner arterler kanı kalp kasına taşır. Herhangi bir şekilde hastalıklıysa, kalp nihayetinde bir dereceye kadar etkilenecektir. Çoğumuz, ateroskleroz olarak bilinen bir durum olan yağlı plakların birikmesiyle oluşan koroner arter daralmasının farkındayız. Koroner arterlerde meydana geldiğinde, buna koroner arter hastalığı diyoruz. Arterlerin sertleşmesine neden olabilen ve kalp krizine (miyokard enfarktüsü) veya ani kalp ölümüne yol açma olasılığı daha yüksek olan plaklardaki kalsiyum birikintileriyle bağlantılı olabilir.

 

CAC nedir?

Koroner arter kalsifikasyonu, kalsiyumun koroner arterin bir kısmını biriktirdiği ve sertleştirdiği (mineralizasyon) yerdir. Kemiklerin sert ve güçlü olmak için kalsiyum kullanma biçiminden farklı değildir. Sağlıklı kemikler için kireçlenme gerekliyken, atardamarlar için aynı şey geçerli değildir. Bu kan damarları nispeten güçlü olmasına rağmen yumuşak ve elastiktir. Bu özellikler, vücutta nerede bulunursa bulunsun arterin gerekli işlevini sürdürebilmesini sağlar.

Aterosklerozda görülen plaklar genellikle yağlı plaklar olarak adlandırılır ve kandaki farklı yağ türleri ile ilişkilidir. Ancak bu plaklar kalsiyum da içerebilir. Sertleştikten sonra plak daralır. Bir kalp taraması, herhangi bir semptom görülmeden önce bile koroner arterdeki bu kireçlenmeyi tespit edebilir. Bu, koroner arterdeki daralmayı belirlemek için her durumda bir anjiyogram gibi invaziv prosedürlerin yapılması gerekmediği anlamına gelir.

Anlamı ve Nedenleri

Koroner arter kalsifikasyonunun varlığı koroner arter hastalığının göstergesidir. Genellikle daha ileri aterosklerotik lezyonlarda kalsifikasyon görülür, ancak erken lezyonlarda küçük miktarlar görülebilir. Aslında kalsifikasyon, koroner ateroskleroz yaşamın erken döneminde başladığı için yirmili yaşlardan itibaren saptanabilir, ancak semptomlar yaşamda çok daha sonra belirgin bir daralma olduğunda ortaya çıkar. Anlaşılır bir şekilde kalsifiye lezyonlar genellikle genç erişkinlerde ve koroner arter hastalığının erken evrelerinde daha küçüktür.

Koroner arter kalsifikasyonunun kesin nedeni ve amacı anlaşılamamıştır. Özellikle yaşlı hastalarda daha sık görüldüğünden, uzun bir zaman diliminde meydana gelen pasif bir süreç olduğu düşünülmüştür. Ancak, bazen nispeten erken aterosklerotik lezyonları olan genç kişilerde gözlendiğinden ve aterosklerozu olmayan arterleri etkilemediğinden bu her zaman böyle olmayabilir. Bu bağlamda, kalsifikasyon derecesi, genç erişkinlerde yaşlılara göre daha ciddi sonuçlarla ilişkilendirilebilir.

Konum ve Riskler

Kalsifikasyonun yeri de sonucun ciddiyetini belirleyebilir. Arterin tunika mediasında (orta tabaka) bulunan kalsifiye tortuların, arterin tunika intimasındaki (iç tabaka) kalsifikasyona kıyasla, arterin sertleşmesine neden olduğu için ciddi sonuçlara yol açması daha olasıdır. Koroner arter hastalığı ile bağlantılı olduğu bilinen belirli risk faktörlerinin de kireçlenmeye katkıda bulunabileceği, bazı faktörlerin ise özellikle orta tabakada veya iç tabakada kireçlenmeye neden olma olasılığının daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Örneğin ilerleyen yaş, diabetes mellitus ve hiperfosfatemi (yüksek kan fosfat seviyeleri) orta ve iç tabakalarda kireçlenme ile ilişkilidir. Hipertansiyon (yüksek tansiyon), hiperlipidemi (yüksek kan lipidleri) ve sigara içimi daha çok sadece iç tabakadaki kalsifiye tortularla ilişkilidir. Ancak bu, kalsifikasyonun koroner arter hastalığı ile ilişkili tüm risk faktörleriyle bağlantılı olabileceği gerçeğini ortadan kaldırmamalıdır.

 

Daha fazla bilgi görün  Cilt Mayası Enfeksiyonları (Kandidiyaz) Resimleri, Nedenleri, Belirtileri

Belirti ve bulgular

Koroner arter kalsifikasyonu, herhangi bir kalsifikasyon kanıtı olmasa bile, genellikle koroner arter daralmasının ötesinde herhangi bir spesifik belirti ve semptomla ilişkili değildir. Kalsifikasyonun bir darbeye (steteskopla duyulan anormal ses) neden olabileceği aort gibi büyük arterlerin aksine, koroner arterler bu tür belirgin işaretler gösteremeyecek kadar küçüktür.

  • Fiziksel ve psikolojik stres ile göğüs ağrısı (anjina)
  • Göğüs ağrısı ile ilişkili nefes darlığı
  • Aşırı ve ani terleme
  • Baş dönmesi ve hatta bayılma
  • Çene, kol veya üst karın bölgesine yayılan ağrı

Kardiyak göğüs ağrısı ile kalp dışı göğüs ağrısı arasındaki ayrımın vaka bazında yapılması gerekir. Ancak yüksek risk faktörlerine sahip bir kişide her zaman koroner arter hastalığından şüphelenilmelidir.

CAC teşhisi

Şimdi Çevrimiçi Bir Doktora Sorun!

Tarayıcıların koroner arter kalsifikasyonunu saptamadaki popülaritesi, bunun koroner arter hastalığı için kesin bir gösterge olduğu anlamına gelmez. Teşhis incelemelerinde kalsifikasyon olmamasının aterosklerozun olmadığı anlamına gelmediğini belirtmek önemlidir. Ancak koroner arter kalsifikasyonunun varlığı koroner arter hastalığının (aterosklerotik daralma) göstergesidir. Yüksek risk faktörleri olan bir kişi, özellikle genç yetişkinler olmak üzere koroner arter hastalığını doğrulamak veya dışlamak için yalnızca kalsifikasyon taramasına bağlı olmamalıdır.

Testler ve Taramalar

Koroner arter kalsifikasyonunu saptamak için tercih edilen yöntem bilgisayarlı tomografi (BT) taramasının kullanılmasıdır. Boyaların uygulanmasını gerektiren bir BT anjiyogramına kıyasla invaziv değildir. Kalsiyum birikimi için oldukça hassas ve spesifiktir ve ayrıca kalsifikasyon derecesini de ölçebilir. Ancak BT taramaları özellikle yüksek riskli ve semptomatik hastalarda geleneksel bir anjiyografi ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Aynı zamanda kalp taraması olarak da bilinen koroner arter kalsifikasyonunu saptamak için çok kesitli veya sarmal BT taraması, vücuttaki yapıların 3 boyutlu bir görüntüsünü oluşturmak için elektron ışınlarını kullanır. Bu teknikle tüm yapılar tespit edilemez ancak kemik dokusu gibi kireçlenmeler net olarak görüntülenebilir. Kalsiyum birikintileri beyaz noktalar olarak görünür ve sağlıklı koroner arterde bu olmamalıdır, ancak sağlıklı kemiklerde olması beklenir.

Taramalar bazen koroner arter hastalığını test etmenin hızlı ve doğru yolları olarak pazarlansa da, özellikle semptomları olmayan ve koroner arter hastalığı riski yüksek olmayan genç yetişkinler için her zaman doğru değildir. Stres EKG bazen koroner arter hastalığı için daha doğru bir test olabilir ve kalsifikasyon olmadığında anjiyogram hala tercih edilen tetkiktir. Bir tıp uzmanı tarafından hastanın ailesine ve tıbbi geçmişine ve ayrıca klinik bulguların sonuçlarına göre kalp taraması istenmelidir.

Leave a Reply